<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gastro Merkez &#187; Blog</title>
	<atom:link href="http://www.mehmetbahceci.com/category/blog/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmetbahceci.com</link>
	<description>Uzm. Dr. Mehmet BAHÇECİ</description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Nov 2021 12:41:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.8.1</generator>
	<item>
		<title>Mide İlaçlarını Uzun Süre Kullanmak Gerçekten Zararlı mı?</title>
		<link>http://www.mehmetbahceci.com/mide-ilaclarini-uzun-sure-kullanmak-gercekten-zararli-mi/</link>
		<comments>http://www.mehmetbahceci.com/mide-ilaclarini-uzun-sure-kullanmak-gercekten-zararli-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Nov 2016 16:19:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet BAHÇECİ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet bahceci]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetbahceci.com/?p=4067</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllarda kullanımı hızla artan ve günümüz dünyasının en çok kullanılan ilaçları arasında yer alan, proton pompa ihibitörleri (PPİ), -halk arasında mide koruyucu veya asit kesici ilaçlar olarak alınan ilaçlar &#8211; ile ilgili doğru veya yanlış birçok bilgi internet ortamında dolaşmaktadır. Bu ilaçların uzun süre kullanımının kemik erimesi, kemik kırıklarına sebep olması, kansızlık ve vitamin]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda kullanımı hızla artan ve günümüz dünyasının en çok kullanılan ilaçları arasında yer alan, proton pompa ihibitörleri (PPİ), -halk arasında mide koruyucu veya asit kesici ilaçlar olarak alınan ilaçlar &#8211; ile ilgili doğru veya yanlış birçok bilgi internet ortamında dolaşmaktadır.</p>
<p>Bu ilaçların uzun süre kullanımının kemik erimesi, kemik kırıklarına sebep olması, kansızlık ve vitamin eksikliklerine neden olabileceği konularında ciddi bir bilgi kirliliği mevcuttur.</p>
<p>Bu yazı bu konuya kısaca ışık tutmak amacıyla kaleme alınmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Proton pompa inhibitörleri (PPI) kullanımı ile kalsiyum emilimi, kemik erimesi ve kırık riski arasında ki ilişkiler net olmamasına rağmen, ABD de ilaçların kullanımı ve piyasaya çıkmasına izin veren en üst kurum olan“Food and Drug Administration (FDA)” da Mayıs 2010 tarihinde ilacın prospektüs bilgisine “kalça ve omurga kırık riskini artırması muhtemeldir” cümlesini eklemesiyle birlikte bu konu medyanın ilgisini çekmiştir.</p>
<p>Kemik erimesi mevcut hastalarda ve/veya kortizon kullanan hastalarda PPİ kullanımının kırık riskini arttırabileceği düşünülmektedir . Bu nedenle kemik erimesinin sık görüldüğü menapoz da ki kadınlar ile mide asit salgısının azaldığı yaşlılarda uzun süreli(yıllarca) ve yüksek doz PPİ kullanımı ile kalsiyum emilimi arasındaki ilişki göz önünde bulundurularak, kan kalsiyum düzeyleri izlenmeli, eksikliğinde yerine koyulmalıdır.</p>
<p>Kalsiyum kadar olmasa da; yine uzun süreli PPI kullanan hastalarda DEMİR, B 12 VİTAMİNİ, MAGNEZYUM VE C VİTAMİNİ seviyeleri de takip edilmeli, eksiklikler oluşmuşsa takviye edilmelidir. Ancak bu vitamin ve minerallerin mide ilacı kullanımı ile azaldığını gösteren çalışmalar olmakla birlikte, azalmadığını gösteren  bilimsel çalışmalarda mevcuttur.</p>
<p>Sonuç olarak: Yıllarca PPI kullanması zorunlu olan hastalarda, özellikle, yaşlı ve menapoza girmiş kadın hastalarda kalsiyum, demir, magnezyum, B12 ve C vitamin seviyeleri kontrol edilmeli. Eksiklikler tespit edilmişse yerine koyulmalıdır.</p>
<p>Bir gastroenteroloji uzmanı tarafından takip ve tedavisi yapılmakta olan hastaların endişelenmesini gerektirecek bir durum, en azından bugün kü bilgilerimize göre mevcut değildir.</p>
<blockquote><p>İÇ HASTALIKLARI VE GASTROENTEROLOJİ UZMANI</p>
<p><wbr />Dr. Mehmet BAHÇECİ</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetbahceci.com/mide-ilaclarini-uzun-sure-kullanmak-gercekten-zararli-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gluten Duyarlılığı (Buğday Unu İntoleransı)</title>
		<link>http://www.mehmetbahceci.com/gluten-duyarliligi-bugday-unu-intoleransi/</link>
		<comments>http://www.mehmetbahceci.com/gluten-duyarliligi-bugday-unu-intoleransi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 08:47:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet BAHÇECİ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetbahceci.com/?p=4062</guid>
		<description><![CDATA[        Gluten, daha çok buğdayda olmak üzere, arpa, çavdar ve yulafta bulunan, suda çözünen bir proteindir.         Buğday yaklaşık 10 bin yıldır insanlar tarafından gıda maddesi olarak tüketilmesine rağmen, son yıllarda gündemde olmasının nedeni: genetiği ile oynanmış buğdayın tohum olarak kullanılmaya başlanması ile ilişkilidir. Genetiği değiştirilmemiş buğdayda gluten oranı oldukça düşüktür. Örneğin]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">        Gluten, daha çok buğdayda olmak üzere, arpa, çavdar ve yulafta bulunan, suda çözünen bir proteindir.</p>
<p dir="ltr">        Buğday yaklaşık 10 bin yıldır insanlar tarafından gıda maddesi olarak tüketilmesine rağmen, son yıllarda gündemde olmasının nedeni: genetiği ile oynanmış buğdayın tohum olarak kullanılmaya başlanması ile ilişkilidir. Genetiği değiştirilmemiş buğdayda gluten oranı oldukça düşüktür. Örneğin Kastamonu’nun Siyez buğdayı ülkemizde ekilen ve doğallığını koruyan bir buğday çeşididir. Bu buğdaylardan elde edilen ürünlerin (bulgur, un vs) sindirim sistemi şikayetlerini azalttığı bilinmektedir.</p>
<p dir="ltr">        Gluten daha çok Çölyak Hastalığına sebep olması ile bilinmesine rağmen; cilt hastalıkları, denge bozukluğu ve çölyak dışı gluten duyarlılığı ile de ilişkilidir.</p>
<p dir="ltr">Çölyak hastalığı toplumda %1 oranında görülmektedir. Cilt hastalığı (Dermatitis herpetiformis) ve denge bozukluğu da (gluten  ataksisi) oldukça seyrek görülen tablolardır.</p>
<p dir="ltr">Çölyak Dışı Gluten Duyarlılığı (ÇDGD) ise oldukça sık olarak karşımıza çıktığı için, son yıllarda sürekli gündeme gelmektedir. Kısaca Gluten duyarlılığı olarak bilinmektedir.</p>
<p dir="ltr">ÇDGD ilk defa 1980 yılında tanımlanmasına rağmen, 2000 yılından sonra tanınırlığı artmıştır. Son 5-6 yılda ise oldukça bilinir hale gelmiştir.</p>
<p dir="ltr">Gluten duyarlılığının bilinen bir mekanizması yoktur ve  kabul görmüş bir teşhis yöntemide mevcut değildir.</p>
<p dir="ltr">       Belirtileri;</p>
<ul>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr">Sindirim sistemi belirtileri: İshal, şişkinlik, gaz, gaita değişiklikleri, karında huzursuzluğu hali, karın ağrısı</p>
</li>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr">Norolojik belirtiler: Baş ağrısı, baş dönmesi, dikkat eksikliği, hiperaktivite</p>
</li>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr">Diğerleri: Oral aftlar, Halsizlik</p>
</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p dir="ltr">Sindirim sistemi belirtileri İrritabl Bağırsak Hastalığı (İBS) ile benzerlikler gösterir.</p>
<p dir="ltr">Son yıllarda İBS tanısı almış birçok hastada  (vakaların yaklaşık yarısı) Gluten duyarlılığı olduğu tespit edilmiştir. Bu hastalarda Glutenin (buğday, arpa, çavdar, yulaf) diyetten çıkarılması ile şikayetlerin kaybolduğu ve/veya azaldığı gözlenmiştir.</p>
<p dir="ltr">       Sonuç;</p>
<p dir="ltr"> İrritabl Bağırsak Hastalığı (İBS) veya Gluten Duyarlılığı tanısı olan veya şikayetleri bulunan kişilerde Çölyak hastalığını ekarte etmek için:</p>
<p dir="ltr">-Endoskopi ile mide ve ince bağırsak değerlendirilmeli</p>
<p dir="ltr">-Kan testleri (TTG, AEMA) yapılmalı</p>
<p dir="ltr">Her şey normal bulunursa Gluten Duyarlılığı akla gelmelidir.</p>
<p dir="ltr">Bu durumda ise gluten diyetten çıkarılmalıdır.</p>
<p dir="ltr">Günümüzde sıklıkla tavsiye edilen ve çok moda olan gıda duyarlılık testlerinin bu durumla ilgisi olmayıp, bu testler kesinlikle bilimsel temellere dayanmamaktadır.</p>
<p dir="ltr">Biz de kliniğimizde yaptığımız tetkikler sonucu İBS veya gluten duyarlılığı şüphesi haricinde bir anormalliğe rastlamadığımız hastalarımızda un ve un mamüllerini tamamen kesiyoruz. Hastalarımıza un mamüllerinin yerine saf mısır ekmeği kullanmalarını öneriyoruz. Takiplerimizde hastalarımızın büyük çoğunluğunda şikayetlerin kaybolduğunu veya azaldığını gözlemliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetbahceci.com/gluten-duyarliligi-bugday-unu-intoleransi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>14 Mart Tıp Bayramı</title>
		<link>http://www.mehmetbahceci.com/14-mart-tip-bayrami/</link>
		<comments>http://www.mehmetbahceci.com/14-mart-tip-bayrami/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Mar 2016 09:06:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet BAHÇECİ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetbahceci.com/?p=4055</guid>
		<description><![CDATA[Tarihin her döneminde hekimler; toplumların aydınlık ve çağdaş yüzü olmuşlar, bağnazlık ve despotizmin karşısında en önemli engel olarak görülmüşlerdir.         Hekimler insanı yaşatmayı, insanların acılarını dindirmeyi ve insanlığa daha nitelikli yaşam sağlamayı amaç edinmişlerdir. Bu kutsal, saygın ve onurlu mesleği icra ederken hiçbir çıkar ve fayda sağlamayı düşünmemişlerdir. Bu uğurda bazen sağlıklarını,]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihin her döneminde hekimler; toplumların aydınlık ve çağdaş yüzü olmuşlar, bağnazlık ve despotizmin karşısında en önemli engel olarak görülmüşlerdir.</p>
<div></div>
<div>        Hekimler insanı yaşatmayı, insanların acılarını dindirmeyi ve insanlığa daha nitelikli yaşam sağlamayı amaç edinmişlerdir. Bu kutsal, saygın ve onurlu mesleği icra ederken hiçbir çıkar ve fayda sağlamayı düşünmemişlerdir. Bu uğurda bazen sağlıklarını, bazen hayatlarını kaybetmişlerdir. Ancak onurlarını hiçbir zaman kaybetmemişlerdir. Dar kafalı vizyonsuz idareciler ve politikacılar nedeniyle zaman zaman hedef gösterilseler, itilip kakılsalar, iftiralara uğrasalar da; onurlu, aydın, hümanist ve topluma ışık saçan, çağdaş duruşlarından asla ödün vermemişlerdir.</div>
<div></div>
<div>       Bu duygularla tıp bayramlarının gerçekten bayram gibi kutlanabileceği, ölümlerin ve yaralanmaların olmadığı, bombaların patlamadığı, kardeşliğin hakim olduğu, insanların gelecek kaygılarının olmadığı bir ülkede yaşamak ve nice 14 Mart&#8217;lara ulaşmak dileklerimle&#8230;</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetbahceci.com/14-mart-tip-bayrami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TIPTA GÜNDEM-GRİP</title>
		<link>http://www.mehmetbahceci.com/tipta-gundem-grip/</link>
		<comments>http://www.mehmetbahceci.com/tipta-gundem-grip/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2016 20:50:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet BAHÇECİ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet bahceci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetbahceci.com/?p=3977</guid>
		<description><![CDATA[Grip sezonu genellikle her yıl Kasım &#8211; Mart ayları arasıdır. Bu yıl grip sezonunun başlangıcından beri görülen vakaların yaklaşık %16 sı DOMUZ GRİBİ Yani H1N1 virüsüne bağlı olarak meydana gelmiştir. H1N1 virüsü bilindiği gibi 2009 yılında salgın yapan grip etkenidir; ve şu ana kadar mutasyona uğramamış ve tip değiştirmemiştir. Bu nedenle grip aşısı ve antiviral]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Grip sezonu genellikle her yıl Kasım &#8211; Mart ayları arasıdır.</p>
<p>Bu yıl grip sezonunun başlangıcından beri görülen vakaların yaklaşık %16 sı <span style="color: #0000ff;">DOMUZ GRİBİ</span> Yani H1N1 virüsüne bağlı olarak meydana gelmiştir.</p>
<p>H1N1 virüsü bilindiği gibi 2009 yılında salgın yapan grip etkenidir; ve şu ana kadar mutasyona uğramamış ve tip değiştirmemiştir. Bu nedenle grip aşısı ve antiviral tedaviyle korunmak ve/veya hafif geçirmek mümkündür.</p>
<p>Grip aşıları her yıl yenilenmekte olup; şu anda mevcut aşılar H1N1 e karşı da koruyuculuk sağlamaktadır.</p>
<h3><strong>DOMUZ GRİBİNDEN KORUNMAK İÇİN;</strong></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>1- Şu anda grip belirtilerine sahip değilseniz, en kısa zamanda grip aşısı yaptırınız. Böylece hastalıktan korunmak hala mümkün olduğu gibi, enfeksiyonu alsanız dahi hafif atlatmanıza yardımcı olacaktır.</p>
<p>2- Kapalı ve havasız ortamlardan, toplu yaşanılan yerlerden uzak durunuz, Bulunduğunuz ortamı sık sık havalandırınız.  Çok sık ellerinizi sabunla yıkayınız. Bulunduğunuz ortam kalabalık ve hasta olan insanlar varsa basit bir maske kullanmak faydalı olabilir.</p>
<p>Bol sıvı ve meyve suyu (taze sıkılmış nar, portakal vb) tüketiniz.</p>
<p>3- Gripal enfeksiyona yakalanmışsanız, mutlaka istirahat edin ve doktorunuzla irtibata geçin.</p>
<p>Gripal enfeksiyonlarda antibiyotik kullanmanın hiç bir faydası yoktur. Ülkemizde gripal enfeksiyonlarda kullanılabilen antiviral ilaçlar mevcut olup; doktorunuz tarafından gerekli olduğu durumlarda  kullanılabilecektir.</p>
<p>4- Evinizde ağır seyreden grip vakası varsa antiviral ilaçları düşük dozda (1&#215;75 mg) kullanabilirsiniz.</p>
<p>5- Domuz gribi (H1N1 virüsü) ve diğer grip virüsleri sağlıklı ve beslenmesi normal olan insanlarda rahat atlatılmaktadır.</p>
<p><em>Gastroenterolog Dr. Mehmet BAHÇECİ</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetbahceci.com/tipta-gundem-grip/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mide Kanserinden Korunmak Mümkün mü?</title>
		<link>http://www.mehmetbahceci.com/mide-kanserinden-korunmak-mumkun-mu/</link>
		<comments>http://www.mehmetbahceci.com/mide-kanserinden-korunmak-mumkun-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2016 11:22:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet BAHÇECİ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet bahceci]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[mide kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetbahceci.com/?p=3966</guid>
		<description><![CDATA[Tıbbi Özet &#160; Mide kanserinden korunabilmek için sebeplerini bilmek ilk adımdır. Mide kanserinin en önemli nedeni Helicobakter Pylori adında ki bakteridir. Bu bakteri çocukluk ve ergenlik (6-18 yaş) döneminde çevre ve su hijyeni yetersizliği ile ilgili olarak vücuda yerleşir. Tedavi ile yok edilmez ise ömür boyu vücudumuzda kalır. Her yerleştiği insanda hastalık yapmamakla birlikte, yaklaşık bakteri taşıtan]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tıbbi Özet</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mide kanserinden korunabilmek için sebeplerini bilmek<strong> ilk adımdır.</strong></p>
<ul>
<li>Mide kanserinin en önemli nedeni <a href="http://www.mehmetbahceci.com/mide/helikobakterpylori/" target="_blank"><b>Helicobakter Pylori</b></a> adında ki bakteridir.</li>
</ul>
<p>Bu bakteri çocukluk ve ergenlik (6-18 yaş) döneminde <strong>çevre ve su hijyeni yetersizliği</strong> ile ilgili olarak vücuda yerleşir. Tedavi ile yok edilmez ise ömür boyu vücudumuzda kalır.</p>
<p>Her yerleştiği insanda hastalık yapmamakla birlikte, yaklaşık bakteri taşıtan insanların<strong> %20</strong> kadarı hayatının bir döneminde hastalığı yaşar.</p>
<p><strong>Tedavi ile yok edilebilirse tekrar vücuda girme ihtimali yok denilecek kadar azdır.</strong></p>
<ul>
<li>Tüm mide kanserlerinin %71-95 inde bu bakteri suçludur.</li>
<li>Duodenum (12 parmak bağırsağı) ülserlerinin neredeyse tamamında sebeptir.</li>
<li>Mide ülserlerinin büyük çoğunluğu bu bakteriye bağlıdır.</li>
</ul>
<p>Mide kanserlerinin<strong> 2. önemli sebebi çevresel faktörler ve beslenme alışkanlıklarıdır.</strong></p>
<p>Tuzlu gıdalar, tütsülenmiş besinler, tuzla salamura yapılmış balık vb gıdalar, çok pişirilmiş etli gıdalar başlıca sorumlu besinlerdir. <em><strong>SİGARA</strong> </em>ve <strong><em>ALKOL</em></strong> tüketimi ve tüketilen miktarı diğer önemli sebeplerdir.</p>
<p>Ailevi faktörler ancak mide kanserlerinin <strong>%</strong> 1 inden sorumludur.</p>
<p><strong>Tedavi ve Korunma Yaklaşımımız Ne Olmalı?</strong></p>
<ol>
<li>Helico bakter pylori için test ya da daha iyisi<a href="http://www.mehmetbahceci.com/endoskopi/" target="_blank"> <em><strong>ENDOSKOPİK</strong></em></a> kontrol yaptırılmalı</li>
<li>Sigara bırakılmalı, Alkol azaltılmalı ya da bırakılmalı</li>
<li>Yukarıda bahsedilen gıdalara dikkat edilmeli,</li>
<li>Son yıllarda unutulan turfanda kavramı yeniden hayatımıza girmeli ; Yiyecekler mevsiminde ve doğal olarak tüketilmeli</li>
</ol>
<p>Kansersiz sağlıklı günler dileklerimle.</p>
<p><em>Gastroenterolog Dr. Mehmet BAHÇECİ</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetbahceci.com/mide-kanserinden-korunmak-mumkun-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
